NPiSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi
Ana Sayfa Hakkımızda Uzmanlarımız İletişim Bilgilendirici Siteler Anlaşmalı Kurumlar
Beyin Haritalaması - EEG
Manyetik Uyarım Tedavisi
(TMU - rTMS)
Beyin "Check-up"ı
Beyin ve Davranış
Tanı Araçları
Tedavi Araçları
Psikoeğitim
PsikoYorum
Erişkin Birimimiz
Çocuk - Genç Birimimiz
NPiSTANBUL Hastanesi
İder Vakfı
Son 24 saatteki ziyaretçi sayımız: 2731
Bilgi Paylaşımımıza katılmak ister misiniz?
KRONİK STRES ŞİŞMANLATIYOR
Geri Dön Geri dön 16. 11. 2008

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

Ekonomide kriz tehdidi stres yükümüzü artıracak ve bu durum ne yazık ki sağlığımızı da etkilemeye başlayacak.

Stres problemini yönetmede özellikle dikkatli olması gerekenlerden biri de kilo sorunu olan kişiler. Çünkü bu sorunun stres problemiyle çok yakın bir ilişkisi var. Araştırmalar geçici streslerin iştahı azaltarak ve biraz da metabolizmayı hızlandırarak kilo kaybına yol açtığını, uzun süreli streslerinse kilo aldırdığını gösteriyor. Stres uzun sürdüğünde yiyeceklerle kurduğumuz duygusal ilişki sağlıklı olmaktan çıkabiliyor. Uzamış ve çözülmemiş stresler yeme ataklarına özellikle şekerli, unlu, tuzlu, yağlı besinlere karşı ilginin artmasına sebep oluyor. Kronik stres mahkûmlarının çikolata, pizza, pilav, makarna veya baklava, pasta tutkunu olmaları bundandır.

DUYGUSAL AÇLIK ÇOK YEDİRİYOR

Kısacası duygusal durumumuz yiyecek tüketimimizi derinden etkiliyor. Pek farkına varmıyorsunuz ama çoğu zaman karnınızı değil duygusal açlığınızı doyurmak için yiyorsunuz. Ayrıca besin seçimlerinizi yaparken de duygularınızın etkisi altında kalabiliyorsunuz. Yiyeceklerin görünümü (görme duygusu), kokusu (koku alma duygusu), kıvamı (dokunma duygusu) ve lezzeti (tat duygusu) yeme içme alışkanlıklarınızda etkili olabiliyor. Özetle, yeme davranışlarınızı yönetmenizde duygularınız çok önemli.

Örneğin, aşırı stresli isek bir şeyler yiyip içme ihtiyacı aratabiliyor. Depresyon, panik bozukluk gibi durumlarda da beslenme alışkanlıkları değişiklikler gösterebiliyor. Yalnızlık, öfke, hiddet, umutsuzluk, hüzün halleri de yeme ataklarına sebep olabiliyor. Kısacası "üzülünce de ye, sevinince de ye" gibi bir durum söz konusu.

Bu dönemlerde besin seçimlerinizi yaparken yiyeceklerle kuracağınız "sağlıklı ve seviyeli ilişkiler" daha da önem kazanıyor. Ne yediğinizi bilerek, düşünerek yemeniz gerekiyor.

Yiyeceklerle sağlıklı ve seviyeli bir ilişki kurmak öyle pek kolay başarılabilecek bir şey değil. Ben yine de bazı önerilerin işinize yarayacağını düşünüyorum. İşte onlardan bazıları...

BUNLARA ÖNEM VERİN

- Canınız bir şeyler yiyip içmeyi çektiğinde hemen mutfağa dalıp buzdolabının kapısını zorlamayın. Kendinize gerçekten aç olup olmadığınızı sorun. Eğer cevabınız evet değilse durun.

- Sabah kahvaltısı yapmayı unutmayın. Sabah kahvaltısı yapmayanlarda gün içindeki açlık ataklarına daha sık rastlanıyor.

- Çantanızda gün içinde tüketebileceğiniz düşük kalorili alternatifler bulundurmaya çalışın. Bu orta boy bir elma, birkaç parça ceviz içi, 1-2 adet kuru kayısı ya da 5-6 adet badem veya fındık olabilir.

- Canınız ne zaman acıkırsa acıksın mevcut alternatifler içinde mümkün olduğu kadar doğru ve sağlıklı besin seçiminin hangisi olduğunu düşünmeden bir şey yemeye, kendinizi rastgele besinlerle karşı karşıya bırakmamaya özen gösterin. Hatta imkán varsa yeme içme düzeninizi belirli bir plan içinde yürütmeye çalışın.

- Yemek davetlerinde, lokantalarda, açık büfelerde daha dikkatli olmayı unutmayın.

- Kilonuzu korumada veya kilo vermede başarılı olmak istiyorsanız duygu yönetimini mutlaka öğrenmek zorundasınız. Yiyecek içeceklerinizin yapısını, yağ miktarını, büyüklüğünü sorgulamayı aklınızdan hiçbir zaman çıkarmamalısınız.

Hangi yumurtalık kistleri doğurganlığı etkiler

- Fonksiyonel kistler: Bu tipte kistler en yaygın yumurtalık kistleridir. Normal adet döngüsüyle beraber oluşur ve kısırlığa sebep olmazlar, doğurganlığı etkilemezler, hatta doğurganlık için gerekli fonksiyonların bir göstergesi olabilirler.

- Kist adenomlar: Bu kistler yumurtalığın dış katmanından çıkarlar, tedavileri gerekmekle birlikte, doğurganlığı etkilemezler.

- Dermoid kistler: Bu kistlerin içinde sıvı yerine deri,saç ve hatta diş dokuları bulunur ve kısırlığa yol açmazlar.

- Endometrioma'lar: Rahim içindeki endometrium tabakasının rahim dışında da gelişmesiyle oluşan kistlerdir, çikolata kisti diye de anılan bu kistler gebe kalmayı etkileyebilmektedir.

- Polikistik yumurtalıklar: Yumurtalıkta birçok küçük kistin oluşmasıyla meydana gelen bu durumda, düzensiz adetler oluşur ve bazı hormonlar yükselir. Polikistik yumurtalıklar gebe kalabilmeyi zorlaştırmaktadır.

-Eğer bir over kistiniz varsa ve hamile kalmayı düşünüyorsanız, bu durumu doktorunuzla enine boyuna konuşmanız gerekir.

Somonun fazlası şişmanlatıyor

Diyet yapanların çoğu somona bayılır. Oysa özellikle füme somon çok fazla yağ içerdiği için tam bir kalori bombasıdır. Somon ihtiva ettiği yağların önemli bir kısmının Omega-3 yağları olması ve içinde pembe renkli cilt antioksidanlarının bol miktarda bulunması nedeniyle popüler bir yiyecek haline gelmiştir. Bununla birlikte ölçülü miktarlarda tüketilmesi şarttır. Ayrıca Omega -3'ün yalnız somon balığında değil hamside, uskumruda ve lüferde de bol miktarda bulunduğunu hatırlatalım.

Glikozaminin yan etkilerine dikkat edin

Glikozamin sık kullanılan bir besin desteği haline geldi. Romatizmal ağrılardan yakınanların bu desteği çok sık kullanmaya başlamaları vitamin üreticilerini de heveslendirdi. Ne var ki, glikozamin öyle zannedildiği kadar zararsız ve masum bir madde değil. Her şeyden önce glikozaminin bir besin desteği olmadığını (yani yiyeceklerde doğal olarak bulunan bir madde gibi düşünülmemesi gerektiğini) bilmelisiniz.

Glikozamin kabuklu deniz hayvanlarının kabuklarından elde ediliyor. Deniz ürünlerine alerjisi bulunanlarda ciddi alerjik reaksiyonlar yapabiliyor. Ayrıca aynı maddenin şiddetli mide ağrılarına, yanma, bulantı ve ekşimelere yol açabileceği de biliniyor. Çok seyrek olarak kan şekerini yükseltebiliyor. Bu nedenle diyabetli hastaların doktorlarına danışmadan kullanmamaları tavsiye ediliyor. Yan etkilerin görülme sıklığı ürünün kalitesiyle yakından ilgili. Bu nedenle ben vitamin üreticilerinin ürünlerinden çok "Sağlık Bakanlığı'ndan onaylı" glikozamin desteklerini kullanmanızı tavsiye ederim. Satın alacağınız ürünlerin üzerinde Sağlık Bakanlığı onayını ısrarla arayın. Bu onayı bulunan ürünleri bile doktorunuza sormadan kullanmayın.

 
Geri Dön Geri dön
Adres : (Merkez) Bağdat Cad. No: 109/1
(Çocuk Ergen Kliniği) Bağdat Cad. No: 111/1/A Feneryolu - İstanbul
Telefon : 0216 4181500
Faks : 0216 4181530
 
Google Google
Wikipedia Vikipedi
Favorilere Ekleyin Favorilerinize Ekleyin
Açılış Sayfanız Yapın Giriş Sayfanız Yapın
Tavsiye Edin
Bu Sayfayı Yazdırın
Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin/hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek üzere değil, desteklemek üzere tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez.
Psikiyatrik Ansiklopedi
Medyada MCA
Yaşama Sevinci
CNN Türk
Hayata Bakış
CNN Türk
Yaşam Reçetesi
Euro D
Medikal
Habertürk
Doğru Yaşa Mutlu Ol
Hilal TV
Üsküdar'da Sabah
Kanal A
Sağlıklı Günler
Kanaltürk
NPGRUP Bilgilendirme Toplantıları
PsikoyorumTV
Psikoyorum
SKYTURK
Nevzat Tarhan'la Gençleri Anlamak
SKYTURK
Makul Çözüm
STV
Önce Sağlık
ÜLKE TV
Gazete ve Dergilerde MCA
Linkler
BizimSaglik.com
bizimsaglik.com
hurriyet.com
NPGRUP Hekimleri Hürriyet okurlarının sorularını yanıtlıyor.
Tutemmuzik.com
TÜTEM Türk Tedavi Musikisi
yasamasevinci.tv
Uzm.Dr. Elif Ilgaz Aydınlar'ın hazırlayıp sunduğu Yaşama Sevinci programı.
NPiSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi